19 Eylül 2012 Çarşamba

Milano simgesel yemek mekanları

1950 lerden bu yana , Milano İtalya'nın moda başkenti olarak bilinmektedir . Yılda en az iki defa alıcılar ve medya mensupları Lombardia'nın başkenti olan bu şehirde modanın devlerinden olan Armani , Versace , Dolce & Gabbana ve diğerleri tarafından Via Montenapoleone civarlarında düzenlenen renklı sokak defilelerini izlemek için Milano'ya gelirler . Bu sebepten bu şehirde öğle ve akşam yemekleri son derece ciddiye alınır ve bu mekanlar ünlü konukları ve modacıları sürekli buluşturur . İster şık trattoria lar olsun , ister büyük restaurantlar , hepsinde haftalar öncesinden rezervasyon yaptırmak gerekmektedir .

İşte size bu mekanlardan birkaç örnek



Savini, 02-7200-3433 Galleria Vittorio Emanuele II
Neden gitmeli ? :  1884 den bu yana , Galleria icerisindeki muhtesem konumu bile bu mekani mutlaka gidilmesi gerekli yerler arasina sokan en onemli sebeptir  . Bunun haricinde diger sebep ise mutfagi ve lezzetleri ile hemen yakininda bulunan  La Scala tiyatrosundaki bir performans oncesinde yada sonrasinda yemek yemek icin ideal olmasi ..... Ne yenir ? : Ordek etli Spaghetti ve beyaz truf mantari


Ristorante Gourmet
Savini Milano

Alla Cucina delle Lange, 02-6554-279 Corso Como, 6
Neden gitmeli ?: Mekan 50 yil boyunca yazarlarin ve gazetecilerin favorileri arasindayken , gunumuzde Milano lu fotografcilarin , moda cekimleri arasinda mankenlerle birlikte geldikleri yerlerin basinda gelir . Ayrica Belle Epoque donemi dekorasyonu cok dikkat cekicidir  .. Ne Yenir ?  : Ossobuco alla Milanese

Bice, 02-7600-2572 Borgospesso, 12
Neden gitmeli ? : Bu Toskana stili trattoria Beatrice Mungai Ruggeri tarafindan acilmis olup , gunumuzde kizlari Beatrice ve  Roberta tarafindan isletilmektedir . Bulundugu bolgenin en populer mekanlarindan olan restaurant ayni zamanda dunya uzerindeki diger subeleri ile de oldukca unludur . Unlu moda caddeleri  Via Montenapoleone ve Via della Spiga da alisveris yaparken yoruldugunuzda yada aciktiginizda , bu iki sokagin arasinda bulunan bu mekana gelip karninizi doyurabilirsiniz .  Ogle saatlerinde servis edilen Business Lunch sadece 20 EUR  Ne yenir ? : Taze porcini mantarli Tagliolini makarna  

Dünyanın en pahalı 20 oteli

Dünyanın en pahalı 20 oteli

Luxury-Hotels.com tüm dünyada en pahalı otelleri belirlemek üzere bir araştırma yaptırdı . Araştırma sonuçları dünyanın farklı yerlerinde bulunan lüks otellerin Haziran ile Ağustos 2012 ayları arasındaki standart iki kişilik odalarının ortalama fiyatı alınarak tamamlandı . Enteresan olan sonuç ise , en pahalı ilk 10 otelin yarısının İtalya'nın Sardunya adasında bulunmasıydı . Le Dune at Forte Village Resort bu araştırma sonuçlarına göre dünyanın en pahalı oteli seçilirken , gecelik  2539 $ lık fiyat ortalamasıyla en yakın rakiplerine göre açık ara birinci geldi .


Araştırma sonuçlarına göre en pahalı oteller ve standart iki kişilik oda fiyat ortalamaları aşağıdaki gibi belirlendi  ...
1.Le Dune, Forte Village ResortSardunya, Italya$2539
2.Royal MansourMarakeş , Fas$2060
3.Hotel PitrizzaSardunya, Italya$2041
4.Villa del ParcoSardunya, Italya$2031
5.Amankora & SpaParo, Bhutan$1910
6.Hotel Cala di VolpeSardunya, Italya$1904
7.Hotel RomazzinoSardunya, Italya$1850
8.Maia Luxury Resort and SpaAnse Louis, Seychelles$1692
9.Southern Ocean LodgeKangaroo Island, Avusturalya$1665
10.Lizard IslandGreat Barrier Reef, Avusturalya$1651
11.Song Saa Private IslandPreah Sihanouk, Kamboçya$1649
12.Burj Al ArabDubai, Birleşik Arap Emirlikleri$1611
13.Viceroy MaldivesVagaru Island, Maldivler$1589
14.Anantara Kihavah VillasSouth Male Atoll, Maldivler$1574
15.AmanyaraTurks and Caicos Islands$1549
16.Naladhu MaldivesSouth Male Atoll, Maldivler$1540
17.Gora KadanKanawaga, Japonya$1538
18.Grand Hotel a Villa FeltrinelliLombardia, Italya$1498
19.The St. Regis Bora Bora ResortBora Bora, Fransız Polinezyası$1459
20.Saffire FreycinetCole’s Bay, Avusturalya$1457

16 Ağustos 2012 Perşembe

Ben olsam ne yapardım ? Koh Samui - Bangkok


Ben olsam nasıl gezerdim serisinin ilk parkurunu özellikle balayı ya da münferit seyahate çıkacak çiftleri düşünerek yazdım. Her gününü detaylı olarak anlattığım bu seyahat rehberiyle Tayland, Koh Samui ve etrafını benimle birlikte gezmeye ne dersiniz?

Koh Samui ülkemizde son yıllarda fazlaca duyulmaya başlayan ve gün geçtikçe popüleritesi artan bir destinasyon. Tayland’ın, Avrupa ve Avustralya’dan gelen gençler tarafından özellikle ayın belli günlerinde organize edilen Full Moon partileri ile dünyaya tanıtılan bu adası, karaya yaklaşık olarak 15 km mesafede bulunmaktadır. Adanın en eğlenceli bölgesi Chaweng ve Bangrak arasında olup en güzel sahilleri Chaweng ve Lamai Beach kıyılarıdır.

NE ZAMAN GİDİLMELİ?

Koh Samui adasında 3 ayrı mevsim yaşanmaktadır. Bunlar sırasıyla; Sıcak Dönem (Mart – Ağustos arası) , Kuru Dönem (Aralık – Şubat arası) ve Muson Dönemleridir (Eylül – Kasım arası). Havanın en tahammül edilebilir sıcaklıklarda olması ve yağmur ihtimalinin düşük olması sebebiyle, “Sıcak Dönem” en fazla ziyaret edilen zamandır.

NASIL GİDİLİR?
Koh Samui’ye Türkiye’den ulaşmak için öncelikle Tayland’ın başkenti Bangkok’a gitmeniz gerekiyor. Bangkok’a Türk Hava Yolları, Emirates, Qatar Hava Yolları veya Singapore Hava Yolları ile ulaşabilirsiniz. Bunların arasında direkt uçuş alternatifi sunan tek havayolu THY’dir.
Bangkok’a varış sonrası, Koh Samui adasına geçmek için 2 farklı alternatifiniz mevcut. Bunlardan ilki; Thai havayolları, diğeri ise Bangkok Airways. Uçak seferlerinin sadece bu iki havayolu tarafından yapılması sebebiyle genelde ara uçuş fiyatları Tayland’ın diğer adalarına olan uçuşlara göre daha pahalıdır. Bangkok’un Koh Samui’ye mesafesi yaklaşık 700 km’dir.

Ben Olsam Böyle Gezerdim

1. Gün – Bangkok’a Yolculuk Başlıyor

Bangkok uçuşunuzda önerim Türk Hava Yolları 20.05 seferi olacaktır. Hava kararırken İstanbul’dan yola çıkacak ve ertesi sabah yerel saat ile 09.30 civarlarında Bangkok’a varmış olacaksınız. Koh Samui biletinizi alırken İstanbul’dan geldiğiniz uçağın rötar yapabileceğini, gümrük işlemlerinde vakit kaybedebileceğinizi de düşünüp mutlaka en az 3 saatlik bir ara olmasına dikkat edin.

2. Gün – Hindistan Cevizi, Palmiye Ağaçları ve Cennet Koh Samui ile tanışma

Koh Samui‘ye ulaştıktan sonra sizi karşılayan muhteşem manzara karşısında belki de hayatınızda gördüğünüz en güzel hava alanının burası olduğunu düşünebilirsiniz. Otelinize gidiş için Türkiye’deki seyahat acentanızdan bir transfer rezervasyonu yaptırmanızı tavsiye ederim. Eğer tatilinizi kendiniz planlamışsanız ve herhangi bir acentayla çalışmıyorsanız kaldığınız otelden de bir araç isteyebilirsiniz. Bu hizmet Tayland’da oldukça yaygın olarak kullanılmakta olup gayet de iyi işlemektedir. Diğer bir alternatifiniz, her daim taksi olacaktır. Otele yerleştikten muhteşem bir deniz ve ipeksi kumsallar sizi bekliyor. Otelinizin yakınlarında bir sahile ya da havuz başına yerleşin. Her nereden geldiyseniz, geçmişle bağlantınızın koptuğunu hissedeceksiniz. Tavsiyem İlk gün kendinizi zorlamayın, deniz kokusunu içinize çekin, güzel bir kokteyl söyleyin ve doğa karşısında ne kadar küçük olduğunuzun farkına varın. Bu mistik havayı solurken adeta kendinizi oraya ait hissedeceksiniz.

Akşam yemeğiniz için Kulaypan Oteli’nin adadaki ünlü mekânlarından biri olan Bud Saba’yı öneririm. Restoranda kumsal üzerine yerleştirilmiş ve mum ışığıyla aydınlanan ahşap masalar ve kenarları hasır perdelerle dekore edilmiş localarda yemek servisi yapılmaktadır. Menüsü tamamen yerel lezzetlerden oluşmaktadır. Özellikle yerel mutfaktan oluşan bir menüsü vardır.
Bud Saba Restoran_GET

 
3. Gün – Thai Mutfağı, Masaj keyfi ve Full Moon Parti

Sabah uyandığınızda mis kokular, tropikal meyveler ve gülen yüzlerle dolu bir kahvaltı sizi bekliyor olacak. Bana kalırsa bugün de otelin etrafında kalıp, kendinizi farklı aktivitelerle ve dokunuşlarla şımartın. Spa ve masaj keyfi bunların başında geliyor.

Eranda Spa

Kaldığınız otelde mutlaka masaj hizmeti de veren bir spa bulacaksınız ancak size farklı seçeneklerde sunmak istiyorum. Çok otantik bir merkez olan Eranda Spa’nın dünyaca ünlü Thai masajını denemenizi şiddetle öneririm. Daha kaliteli bir spa hizmeti almak isteyenler Six Senses Spa’ya gidebilir. Fiyatları dışarıya göre daha pahalı olmasına rağmen farkı hemen hissedeceksiniz. Geleneksel Thai masajı, size verilen ipek ya da benzeri bir pijama üzerinden, eğitim almış bayanların kaslarınıza kısmen baskı, kısmen gerdirme hareketleri uygulayarak yaptıkları bir masaj türüdür. Günümüzde Tayland‘da bu masaj haricinde esasen Bali’de uygulanan aromaterapi (çıplak vücuda ılık esans karıştırılmış yağlar ile yapılır), geleneksel Thai masajlarından biri olan Ayak Masajı (foot Reflexology) da yapılmaktadır. İlk gün yaptıracağınız masajın kesinlikle Geleneksel Thai Masajı olmasını öneririm. Daha sonraki günlerde ise mutlaka 2,5 saatlik Samui Sensation paketini deneyin.
Beden ve ruhunuzu rahatlattıktan sonra karnınızı doyurmanın vakti geldi.
Eğer yemek konusunda yeniliklere açıksanız, dünyada görünümden ziyade lezzete önem veren Thai mutfağını mutlaka denemelisiniz. Kırmızı biber, taze nane, misket limonu, yer fıstığı, Hindistan cevizi başta olmak üzere egzotik tatlar ile yaratılan eşsiz karışımlardan oluşan Thai Mutfağı oldukça zengindir. Hemen hemen her otelin restoranında ya da snack barında kolaylıkla tadabileceğiniz Thai mutfağında temelde beş farklı ana yemek türleri var. Çorba, salata, köri, kızartma-ızgara ve erişte.İlk gün tavsiyemlerim; Tay usulü kızarmış uzun erişte (Phad Thai) ve Rosto ördekli köri (Kaengphet pet yang) olacak.

Kendinizi genç ve enerjik hissediyorsanız, ruh ve bedenimizi yeterince dinlendirdik diyorsanız, adanın her yerinde reklamları yapılan ve Internet’te Koh Samui’nin gece hayatını araştırırken sürekli karşınıza çıkacak olan Koh Phangan adasındaki Full Moon Partilere gitmenizi şiddetle öneririm. Eskiden ayda sadece bir kez dolunay olan gecelerde yapılan bu parti, talebin artması üzerine Half Moon Parti olarak da belli günlerde yapılır oldu. Bu aktivite, artık her hafta farklı isimlerle (Full Moon Party , Half Moon Party, Black Moon Party gibi) Koh Phangan adasında yapılmaktadır. Bu adaya sürat tekneleriyle gidilir ve Samui’ye gelen neredeyse tüm gençler sahilde düzenlenen bu partide eğlenir. Genellikle akşamüstü gidilip sabah saat 4 civarında dönülen bu partiyle ilgili resepsiyondan ya da şehirde bilet satan acentalardan bilgi almanızı öneririm. Seçilecek teknenin kalkış ve dönüş saatlerini mutlaka önceden öğrenip bu doğrultuda karar verin zira her firma başka saatlerde gidip dönebiliyor.

Eğer bu tarz bir sahil partisine katılmak ve maceraya atılmak istemiyorsanız, akşam yemeğini için Chaweng Beach bölgesinde bulunan alışveriş ve eğlence caddesindeki restoranlardan birini seçebilirsiniz. Chaweng bu konuda bir cennet gibidir. Arzu ettiğiniz her türlü mutfağı rahatlıkla bulabilirsiniz. Et seviyorsanız adanın ünlü Brezilya restoranı Zico’ya gitmelisiniz. Burası dünyadaki diğer Brezilya restoranları gibi, masada tabağınızın yanında bulunan bir tarafı yeşil, bir tarafı kırmızı olan kartınızı yeşil renkte tuttuğunuz sürece garsonların size şişlere takılmış farklı etleri sürekli olarak servis edecekleri bir mekândır. Doyduğunuz zaman ya da bir süre ara vermek istediğiniz zaman kartınızı kırmızıya çevirmeniz yeterli olacaktır.

Zico's Restoran

4. Gün – Koh Samui Adası Dağ Safarisi ve Romantik Akşam Yemeği


Adadaki dördüncü gününüzde biraz hareketlenmenin ve günü birlik turları keşfetmenin zamanı geldi. Turları İstanbul’daki seyahat acentanizdan ya da otelinizin ilgili bölümlerinden ayarlayabilirsiniz. Benim size 3 farklı önerim olacak. Bunlardan ilki; Koh Samui’yi daha iyi tanımak ve Tayland’ın egzotik adalarında yerel insanların hayatlarını nasıl geçirdiklerini görmek amacıyla yapılması gereken öğle yemekli Samui Adası Dağ Safarisi Turudur. 250 km2’lik bir ada olan Samui’nin dörtte üçü Hindistan Cevizi ve meyve ağaçları ile örtülü ormanlarla kaplıdır. Tüm dünyada Hindistan Cevizi adası olarak tanınmakta olan bu adada, Hindistan cevizinin hayatın her adımında kullanıldığına şahit olacak ve eğitimli maymunların ağaçlardan nasıl Hindistan cevizi topladıklarını göreceksiniz. Sabah kahvaltıdan sonra otelinizden 4×4 jeeplerle hareket edecek ve Chaweng gözlem noktasına varacaksınız. Burada Chaweng sahilinin panoramik görüntüsünü karşısında büyülenecek ve bolca fotoğraf çekeceksiniz.

Daha sonra da Grand Ma ve Grand Pa Doğal Kayalıklarına gideceksiniz. Bu kayalıklar ilginç oluşumları ve farklı şekilleriyle ilginizi çekecektir. Hikayeyi yerinde dinlemek mutlaka daha etkili olacaktır.

Grand Ma ve Grand Pa Doğal Kayalıkları

Güne 650 metre ile Samui’nin en yüksek noktasında bulunan Tar Nim Şelalesi’ne çıkarak devam edeceksiniz. Burada fil üzerinde 15 dakikalık bir gezinti yapabilirsiniz. Sakın korkmayın, Güneydoğu Asya filleri Afrika fillerine göre daha küçüklerdir. Taştan oyma heykellerin bulunduğu Büyülü Bahçe ve kauçuk üretim çiftliği, seyahat acentaları tarafından organize edilen bu turun diğer durakları arasında bulunmaktadır. Gözlemleme tepesinde öğle yemeğinden sonra gün batımının muhteşem manzarasını seyredebileceğiniz Büyük Budha heykeli ziyareti ile günü bitirmiş olacaksınız.

Akşam yemeği için Zazen Samui’yi öneriyorum. Zazen Boutique and Spa Resort’ta bulunan bu ünlü restoran, birçok ödül almıştır. Plaja bakan ana mekânda oturabileceğiniz gibi, plaj üzerine yerleştirilmiş olan salalarda (loca) da romantik bir yemek yiyebilirsiniz. Tayland ve dünya mutfağından oluşan başarılı bir menü sunan Zazen Restaurant, ünlü şefi Stephane French’in de dokunuşlarıyla adanın en romantik, sofistike ve samimi mekanlarından biridir. Şef uzun yıllar güney Fransa’da kalmış olduğundan başında bulunduğu mekanlarda Provence mutfağının etkileri görülmektedir. Akşamları yüzlerce mumun ışığında, soft jazz esintileri ile servis edilen yemeklerin yanında, bazı akşamlarda geleneksel Thai danslarını da izleyebilirsiniz. Restoranın alt katında yer alan Şarap mahzenine de bir göz gezdirebilir ve zengin kavdan şarap seçebilirsiniz.

Bu mekânda size önereceğim yemekler ise şöyle:

“Pumpkin Shake”: Karışık yer fıstığı ve oryantal baharatlı bal kabağı
“Cappuccino”: Kızarmış kaya yengeci “salpicon” ve Cappuccino soslu yengeç
“Tartare”: Tuna Balığı ve Hokkaido deniztarağı, taze yeşillikler, limon ve sızma zeytinyağlı ile hazırlanmış tartar sosla beraber
“Vanilla Snow”: Beyaz şarap ve Bourbon sosunda, kısık ateşte uzun sürede kavrulmuş Kar Balığı
“Classic Touch”: Tavada Rossini tarzı pişirilmiş ‘kaz ciğeri’ ile beraber kavrulmuş siyah Angus eti
“Temptation”: Ev yapımı Zazen dondurmayla beraber servis edilen siyah çikolata fondü

Zazen Restoran

Gerekli Bilgiler:
Kişi başı yaklaşık fiyat: 1,000 Bt (3 çeşit yemek )
House wine – şişe fiyatı: 850 – 1,450 Bt
House wine – bardak fiyatı: 200 – 400 Bt
Müzik ve Show: Canlı Thai Müziği, Salı ve Pazar akşamları ise geleneksel Thai dansları (20:00’den itibaren)

5. Gün – Kah Nang Yuan, Kah Toa Adaları ve The Cliff Bar & Grill’de Yemek Şöleni


Günlük turlara devam ediyoruz. Ne yani tek göreceğiniz adanın Koh Samui olacağını düşünüyordunuz? Doğa Tayland’ın tek sahibi, üstelik çok da cömert davranmış. Durup dinlenmek yok, gezmeye devam!

Ada turları, denizden keyif alanların kaçırmaması gereken bir fırsat. Şnorkelle dalış yapabilir, binlerce renkteki balıklarla yüzebilir ve hatta bunlara dokunabilirsiniz. Koh Nang Yuan ve Koh Tao adaları turundan bahsediyorum. Özellikle Koh Nang Yuan, Tayland körfezinin dalış cennetlerinden biri olarak bilinmektedir. Bu ada, Koh Samui’nin 70 km kuzeyinde bulunmaktadır. Sabah erken saatlerde tur rehberiniz sizi otelinizde bekliyor olacak. Bophut Koyu’ndan saat 08:30’da hareketle yaklaşık bir buçuk saat süren deniz yolculuğunun ardından kum şeridi ile birbirine bağlı 3 adacıktan oluşan Koh Nang Yuan’a varacaksınız. Bu adada verilen molada şnorkel ile dalabilir, rengârenk tropik balıkları ellerinizle besleyebilirsiniz. Sonrasında sürat motorları ile Koh Tao Adası’na geçecek ve öğle yemeğinizi burada yiyeceksiniz. Koh Tao’da Mango Bay ya da deniz suyunun durumuna bağlı olarak başka bir noktada denize girebilir ve güneşlenebilirsiniz. Güneydoğu Asya’da sıklıkla görülen gelgit olayına yakalanmamak için tekneleriniz saat 15.00 civarında adadan ayrılacak ve Koh Samui’ye dönüş yolculuğuna başlayacaklardır.

Koh Nang Yuan

Aktivite dolu bir günün akşamında keyifli bir akşam yemeği sizi kendinize getirecektir. Bunun için The Cliff Bar & Grill en doğru seçim olacaktır. Akdeniz mutfağının etkisindeki menüde, sanki Portekiz, İspanya ve İtalya arasında bir lezzet turu yapacaksınız. Zengin bir şarap listesi olan mekân, deniz mahsulleriyle de sizi mutlu edecektir. Yemek sonrasında Chawend Beach bölgesinde bulunan barlarda ya da gece kulüplerinde eğlenceye devam edebilirsiniz.

Bu mekânda size önereceğim yemek alternatifleri ise aşağıdaki gibidir:

Cozza al vino bianco – Krem kıvamında beyaz şarap soslu Yeni Zelanda midyeleri. Geleneksel İtalyan tarifi– 390 Bt
Gambas al pil pil – Portekiz Piri Piri Karidesi. Özel bir Portekiz yemeği – 380 Bt
Fettucine All Gambetti all Cognac – Kanyak ve krema sosuyla servis edilen kaplan karidesleri – 440 Bt
Australian Fillet 250g – İthal tahılla beslenen 21 günlük dana eti – 980 Bt
Zarzuela De Marisco Seafood Platter – İspanyol pilavı ve kızarmış patates ile servis edilen midye, kalamar, kaplan karidesi ve taze balık – 1,290 Bt
Chocolate brownie cake Çikolatalı brownie ve yanında vanilyalı dondurma ile – 260 Bt

Gerekli Bilgiler:
Kişi başı yaklaşık fiyat: 1,200 Bt (3 çeşit yemek )
House wine – şişe fiyatı: 1,300 Bt
En popüler yemeği: Seafood platter (No 5)
Müzik: Cuma ve Cumartesi akşamları Misafir DJ performansı

6. Gün – Niki Beach ve Dining on the Rocks

İki gündür devam eden turlardan sonra rahatlama, keyif ve lüksü bir arada bulabileceğiniz sakin bir program güne ihtiyacınız olur diye düşünerek, sabah kahvaltısı sonrasında Nikki Beach’e gitmenizi tavsiye ederim. Bu mekan, Cabo San Lucas (Meksika), Mallorca (İspanya), Marbella (İspanya), Marakeş (Fas), Miami Beach (Amerika), St.Barths ve St.Tropez (Fransa)’dan bulunan dünyaca ünlü zincirin Uzakdoğu’daki tek halkasıdır. Gündüzleri müzik, moda ve lezzetli yemeği bir arada bulabileceğiniz, Avrupa standartlarında bir beach club ilginizi çekebilir. İşte Nikki Beach’deki aktivitelerden bazıları:

Sunset Happy Hour 

Pazartesi – Cumartesi arası her gün gün batımında yapılan bir aktivite. Adanın batı yakasında olan Nikki Beach’de güneşin batışı, gökkuşağı gibi inanılmaz renkler ve lezzetli kokteyller eşliğinde unutulmaz bir deneyime dönüşüyor.
Sunday Brunch:

Eğer adada Pazar gününü de geçiriyorsanız, Nikki Beach size kaçırmamanız gereken bir alternatif sunuyor. Sadece turistlerin değil, Tayland’da yaşayan yabancıların da bulunduğu bu ortam saat 11.00’den 16.00’ya kadar devam ediyor. Brunch menüsünde hem Avrupa hem de dünya mutfağından lezzetler ve sushi, thai gibi Uzakdoğu tadları da aynı anda sunulmaktadır.
Seafood Friday

Tüm gün devam eden bu aktivite esnasında adanın en taze ve lezzetli deniz mahsullerini denemek ve bunları birbirinden lezzetli şaraplar eşliğinde tatma imkânı bulacaksınız.

Tour de Med Buffet
Her Çarşamba saat 12.00 ile 16.00 arasında muhteşem bir Akdeniz büfesi sizi bekliyor. Yunan, İtalyan, Fas, İspanyol ve Fransız yemeklerini tadabilirsiniz. Saturday Beach Barbecue Her cumartesi akşamı saat 19.00 ile 22.30 arasında et ve deniz mahsulleri yıldızların altında ve canlı jazz performansı eşliğinde servis ediliyor.

Nikki Beach’de batan güneşin ardından akşam yemeği için tercihiniz Dining on the Rocks olmalı. Adanın en önemli otellerinden biri olan Six Senses içinde yer alan ve dünya çapında üne sahip bu mekâna rezervasyon yaptırmadan gitmeyin.

Dining On the Rocks Restaurant

7. Gün – Bangkok’a Dönüş ve Sea Food Market Restoranda Farklı Bir Deneyim

Artık Koh Samui’den ayrılıp Bangkok’a dönme vakti geldi. Bana kalırsa Uzakdoğu seyahatlerinde deniz ve güneş tatili ile Bangkok ya da Singapore gibi şehir gezilerinin birleştirilmesi gerekiyor. Şehir gezileri ve kültür turları ruh ve bedenimizi yeterince dinlendirdikten sonra yapılmalı.

Bu seyahatte Singapur yerine Bangkok’u gezmeyi öneriyorum. Bu şehri ilk kez ziyaret edenler için rehber ve özel bir araç gerekiyor. İngilizce konuşabiliyorsanız seyahatinizi organize ederken acentanıza, Bangkok’da size önerdiğim programları rehber eşliğinde yapmak istediğinizi söyleyin ve toplamda 100 – 150 Euro kadar fazla ödeyerek bu çok faydalı hizmeti bütçenize ekleyin.

Yani Ben Olsam Böyle Yapardım :)

Havalimanında sizleri bekleyen rehberiniz tarafından karşılandıktan sonra Bangkok şehir turu yapmak üzere yola çıkacaksınız. Bu tur esnasında Yatan Budha, Altın Budha, Çin Mahallesi gibi yerlerden geçecek ve şehir hakkında temel bir bilgiye sahip olacaksınız. Çin Mahallesinde araçtan inmek, ara sokaklarda yürüyüş yapmak ve çiçek pazarının binlerce rengini yaşayıp bu atmosferi solumakla kalmayıp mutlaka fotoğraf çekmeniz gerekiyor. Bazılarının Bangkok kokuyormuş dediğini duyar gibiyim. Boşverin koksun! Göreceğiniz yerler ve çekeceğiniz fotoğraflar o kadar otantik ve özel olacak ki sonra bana teşekkür edeceksiniz. Chaopraya nehrinde tekne turu yapacak ve Bangkok’da yerel halkın yaşantısından kesitler göreceksiniz.

Akşam yemeğinizi mutlaka Sea Food Market Restaurant’ta alıyorsunuz. Zira deniz mahsulleri Tayland mutfağı ile özdeşleşmiş ürünlerdir. Thai mutfağı denildiği zaman baharat ve deniz mahsulü akla ilk gelenlerdir. Benim size önerim, Tayland’da deniz mahsulleri yiyeceğiniz zaman tercihinizi kabuklulardan yana kullanın. Uzakdoğu’da tutulan balıklar bizim damak zevkimize göre oldukça yavan kalıyor. Buna karşın karides, kalamar, ahtapot, deniztarağı, ıstakoz ve yengeç gibi kabuklular ise son derece lezzetli. Restoranın konsepti gereği, öncelikle tüm deniz mahsulleri, salatalıklar ve meyvelerin sergilendiği tezgahtan elinizde sepetinizle alışverişinizi yapıyor, kasada paranızı ödedikten sonra masanıza geçiyorsunuz. Garsonunuz masanıza gelip size satın aldığınız ürünlerin nasıl pişirilmesini (ızgara, kızartma vs) istediğinizi sorup not alıyor. Salatanızı da nasıl istediğinizi kendisine söylemeniz gerekiyor. Tayland’ın meşhur Fried Rice denilen deniz mahsulleri ile birlikte saç üzerinde kızartılmış pilavı ve ana yemek yanında istediğiniz diğer garnitürleri de sipariş ederek, muhteşem lezzetlerin masanıza gelmesini beklemekten başka yapacağınız bir şey kalmıyor.

Sea Food Market Restaurant

Geceyi taklit ürünlerin satıldığı Patpong Gece Pazarında bitirebilirsiniz.

8. Gün – “Yüzen Çarşı”, Let’s Relax Spa, Sirocco ya da Blue Elephant Restoran

Damnoen Saduak Yüzen Çarşısı Tayland’ı gezmeye gelenlerin geleneksel Tay ticaretini görmeleri için muhteşem bir fırsattır. James Bond tipi denilen teknelerle şehir dışındaki kanallardan, belli köy ve kasabaların içinden geçerek yüzen çarşıya varacaksınız. Burada yerel kadınların sattığı hediyelik eşyalar, yerel yemekler, tropik meyvelerden alabilir ya da tatlarına bakabilirsiniz. Kanalın üzerine inşa edilmiş geleneksel Tay evleriyle, insanların suyun üzerinde geçen yaşamlarıyla, bölgedeki tik ağacı atölyesinde yapılan ve detaylarına şaşıracağınız sanatlarıyla bu kaotik, eğlenceli geziye bayılacaksınız. Rehberiniz size yüzen çarşıda belli bir süre verecek sonrasında Rose Garden denilen ve Tayland’a özgü yerel showların yapıldığı parka gideceksiniz. Öğle yemeğini burada yedikten sonra Bangkok’a geri döneceksiniz.

Yüzen Çarşı

Tayland’dan son bir kez masaj yaptırmadan ayrılmak olmaz! 17.00’da Let’s Relax Spa’da 2 saatlik Thai Masaj için rezervasyonu yaptırabilirsiniz.

Akşam yemeğinizi havanın yağmursuz olması durumunda State Tower’ın en üst katında yer alan Sirocco isimli restoranda almanızı öneririm. Havanın yağmurlu olması durumunda ise şehrin en ünlü Thai restoranlarından biri olan, Dubai ve Londra gibi şehirlerde de şubesi bulunan Blue Elephant Restaurant’da yemelisiniz.

Sirocco Restaurant

9. Gün – Buddha’yı Ziyaret ve Bangkok’a Veda

Son gününüzde Kraliyet sarayını gezecek ve Emerald Budha’yı göreceksiniz. Yaklaşık 2, 5 saat kadar sürecek bu turun ardından uçak saatine (20.00) kadar serbest zamanınız var. Elektronik alışverişi için Pantip Plaza’ya uğrayabilir ya da büyük alışveriş merkezlerinden Central, MBK ya da Siam Paragon’a gidebilirsiniz.

THY 23.35 seferiyle İstanbul’a hareket ederken aklınızdan neler geçiyor olacak acaba?
Eğer Tayland’a gider ve önerdiğim programı uygularsanız, buraya görüşlerinizi ve anılarınızı yazmanızı çok isterim.

Beni habersiz bırakmayın!!!

Bu adreslere de bakmanızı öneririm:

SPA

Plajlar

Koh Samui Otel Önerilerim

Bangkok Otel Önerilerim

Restoranlar
 
Görsel Kaynaklar: www.sixsenses.com ; hawkebackpacking.com; www.ziccosaumi.com; http://candilicious1908.wordpress.com/2011/12/17/koh-samui-23-june-2011-27-june-2011/; http://www.samuizazen.com/bestrestaurantssamui.html ; http://amazingthailandtravel.blogspot.com/2010/12/koh-nang-yuan-natural-charm-emerald.html; http://leolaksi.wordpress.com/2008/12/05/seafood-restaurants-in-bangkok/; http://2nomads1narrative.com/south-east-asia/thailand/
 

İtalya'da lezzet treni ....

Bugünlerde, İtalya’nın Brescia-Edolo tren yolu üzerinde seyahat eden yolcular çok keyifli bir deneyim yaşıyor. Iseo’dan başlayarak Franciacorta bölgesi üzerinden Iseo gölü ve Valle Camonica içinden geçen ‘Lezzet Treni’ (Treno dei Sapori), yolculuk ettiği bölgelerin yerel tatlarını ve o bölgeye özel şaraplarını misafirlerine ikram ediyor.

Sadece bu kadar da değil; yolcuların tren yolculuğu boyunca hiçbir manzarayı kaçırmamaları için dışarıya yerleştirilmiş kameralar, doğanın ve etrafın tüm güzelliklerini trenin içinde yer alan ekranlara yansıtıyor.

Tecrübeli rehberlerin anlatımı eşliğinde izlenen videolar, içilen şaraplar ve tadılan yerel lezzetler seyahat severlere unutulmaz bir deneyim yaşatıyor.

Trenin 83 yolcu taşıma kapasitesi var ve fiyatı da 54 Euro.

Seyahatlerini farklı tatlar tatmak üzerine kurgulayan gurme gezginlerin, tren yolculuklarını da lezzetlendirmeleri için asla kaçırılmayacak bir fırsat!

İtalya'da lezzet treni - Treno dei Sapori

5 Ağustos 2012 Pazar

Las Vegas dan bazı rakamlar

Las Vegas herkesin bildiği gibi Amerika nın cazibe merkezi . Şehir şaşırtıcı rakamlara ve bu rakamların hayata kattığı bazı gerçeklere sahip .. İşte bazıları ....

Las Vegas,  Amerika nin kurulduğu dönemlerde bir demiryolu geçiş istasyonu olması sebebiyle mafya ve organize çetelerin bulunduğu, denetimden yoksun bir kent idi. 1931 senesi itibarı ile Amerika da kumarhane işletmeciliği ve kumar oynamak yasal bir statü kazanınca , Bugsy Siegel isimli eski bir gangster , Las Vegas ı yeniden tasarladı ve bu tasarımını hayata geçirdi . 1940 ların başı itibarı ile bölgeye artan ilgi , Las Vegas öncesinde Amerika nın kumar cenneti olan Havana nın 1950 lerin ikinci yarısında Küba Devrimi ile yasaklanması sebebiyle çok daha popüler hale gelmiştir .

Resmi kayıtlara göre 1920 lerde şehir nüfusu 2 304 kişi iken bu rakam 1950 lerde 64 000 e , 2005 de ise 550 000 li rakamlara ulaşmıştır . Eger bu rakamı sadece Las Vegas olarak almayıp çevreyi de içine alan Clark County olarak değerlendirirsek sayı 1 500 000  a çıkıyor .

Günümüzde öğrenciler üniversite sonrasında Las Vegas otellerinde Door Man ( kapı açan adam ) olmak için birbiriyle yarışır durumda . Zira birkaç dili konuşup , taxi bekleyen yada otele aracı ile gelen misafirlere basit bilgiler verebiliyorsanız , yüzünüz sürekli gülüyorsa yılda vergisiz olarak yaklaşık 100 000 USD civarında bir kazancınız olabiliyor . Bu sebepten diplomalar evde duvara asılmış durumda .

2012 yılında beklenen , konaklama yapacak ziyaretçi sayısı 40 000 000 . Bu sayının yaklaşık % 25 i güney kaliforniya dan gelen ziyaretçiler .

Ziyaretçilerin % 5 i sadece kumar oynamak amacıyla geliyor . Ancak bu amacla gelmeyip yine de kumar oynamış olanların oranı % 87 .

İlk kumarhane açılış yılı 1931

Las Vegas daki lisanslı kumarhane sayısı 1701

Şehirdeki slot makinesi sayısı 197 144

Ziyaretçi başına günde kumar oynayarak geçirilen süre 3,9 saat

Nevada nın yıllık vergi gelirinin % 43 ü kumardan kazanılan paradan alınan vergi

Las Vegas Strip üzerinde 1 dekar  lık boş arazinin ücreti 11 000 000 USD

Toplam oda sayısı 125 000

Sadece MGM Grand otede günde yıkanan yastık kılıfı adedi 15 000 ))

MGM Grand Hotel de dakikada 19 kişi yemek yiyor , günde 300 kg yengeç bacağı tüketiliyor . Otel ayda 120 000 porsiyon yemek hazırlarken , yılda 160 ton makarna ve peynir tüketiyor .

Günde kıyılan nikah sayısı ortalama olarak 315 nikah .. Resmi evlilik cüzdanı 35 USD .. Boşanmak için gerekli evrakların takibi 450 USD

15 000 mil uzunluğunda Neon ışığı , hergün Strip ve Downtown u aydınlatıyor . Özellikle Down town akşamları mutlaka görülmeli .



Dosya:Las Vegas Strip2.jpg
Las Vegas Strip gece görüntüsü

26 Temmuz 2012 Perşembe

Saudi Arabian Airlines , Sky Team grubuna dahil oldu

Eski adıyla Saudia Arabian Airlines , yeni adıyla Saudia Sky Team e katılan ilk ortadoğu merkezli havayolu oldu . Haziran 2012 itibarı ile Sky Team birliğine dahil olan havayolu , HZ - ASF kuyruk kodlu Airbus 320 - 214 tipi uçağını birlik renklerinde boyattı .

Sky Team grubuna dahil olan havayolları sırasıyla  Aeroflot, Aeroméxico, Air Europa, Air France, Alitalia, China Southern, Czech Airlines, Delta Air Lines, Kenya Airways, KLM Royal Dutch Airlines, Korean Air, TAROM ve Vietnam Airlines olup ,  SkyTeam grubu dünya çapında senelik 385 milyon yolcu ve  12,500 üzerinde günlük uçuşa sahiptir . Havayolu grubu bu uçuşlarını 169 ülkede 898 destinasyona yapmaktadır . 

Saudia , Sky Team e katılan ilk ortadoğu havayolu oldu

Voltitude - İsviçre çakısından elektrikli bisiklet

Dünyaca ünlü katlanabilir İsviçre çakıları ile aynı prensipte çalışan bisiklet 5 yıllık uzun arge çalışmalareı sonucunda üretildi ve lansmanı yapıldı . Voltitude isimli bu elektrikli bisiklet sonunda Eylül 2012 de piyasaya sürülmüş olacak . Andre Marcel Collombin ve oğlu Eric Collombin in hayali olan bu elektrikli bisiklet , tamamen çevre dostu malzemeler ile üretilmiş . Pedal ve elektrikli motoru ile 30 km/h hıza çıkabilen bisiklet , İsviçre çakısı formu ile Ecole cantonale d'art de Lausanne dan design ödülü de almış durumda .


Tek bir hareket ile katlanabilen bu bisiklet , katlandıktan sonra kabin tipi valizler kadar bir yer kaplayıp , iş yerinize götürebileceğiniz yada asansöre rahatlıkla koyabileceğiniz kadar kompakt bir tasarım .


Sanırım Voltitude tüm dünyada yeni bir trend yaratacak ..




Voltitude - Katladıktan sonra kabin tipi valiz kadar küçük ve kompakt









voltitude
Voltitude - İsviçre çakısı görünümlü elektrikli bisiklet











16 Haziran 2012 Cumartesi

Qatar Havayolları yeni business class hizmetini Berlin deki ITB fuarında tanıttı

Qatar Havayolları yeni business class hizmetini Berlin deki ITB fuarında tanıttı .

Dünyaca ünlü üretici Boeing in yeni 787 Dreamliner uçaklarından sipariş vermiş olan Qatar havayolları , üretim bantında son şekillerini alan ilk Dreamliner uçağının teslimi öncesinde yeni business ve ekonomi sınıf kabinlerini sektörün profesyonellerine tanıttı .

Business class da seyahat eden tüm yolculara koridorda oturabilme imkanı tanıyan yeni business class aynı zamanda Android işlemci ile geliştirilmiş dokunmatik uçak içi eğlence sistemi ile 1000 den fazla film , TV programı , müzik ve oyunu yolcuların kullanımına sunuyor .


Qatar Havayolları yeni business class


Yeni 787 Dreamliner uçaklarında 232 ekonomi ve 22 business olmak üzere toplam 254 koltuk bulunmakta

Bulgaria Air ilk E - Jet ini teslim aldı

Sofya merkezli Bulgaria Air 21 MArt 2012 de ilk Embraer 190 uçağını teslim aldı . Bulgaristan ın milli havayolu oolan şirket , uçağı ikili sınıf düzeninde tasarlattı ve 8 Business class , 100 ekonomi olmak üzere 108 koltuklu olarak sefere koydu . Embraer firmasının başkanı Paulo Cesar Silva , Bulgaria Air in Avrupa bölgesindeki 22 . E-jet operatörü olduğunu ve diğer operatörler gibi Bulgaria Air in de çok yakın zamanda gerçek ekonomik avantajlarını ve yüksek oranda müşteri memnuniyetini hissedeceğini ve bu geri dönüşlerin havayolunun dinamizmine pozitif bir etki yapacağını kaydetti .

Bulgaria Air - First E 190

28 Mayıs 2012 Pazartesi

Bangkok Foto Safari - Bangkok Photo Safari

Thai Orchids - Bangkok flower market

Thai Orchids - Bangkok flower market

 Bangkok flower market

Bangkok flower market

Bangkok flower market

23 Mayıs 2012 Çarşamba

Bali ve Ubud - Foto Safari / Bali and Ubud - Photo Safari

Güneş batışı öncesi Jimbaran Plajı - Jimbaran Beach before sunset

Ubud yolunda pirinç tarlaları - Rice fields on the way to Ubud

Ubud yolunda pirinç tarlaları - Rice fields on the way to Ubud

Ubud yolunda pirinç tarlaları - Rice fields on the way to Ubud

Kintamani yanardağına giderken motorlu halk . Adada 2010 yılı kayıtlarına göre toplam 1.509.000  motorsiklet olduğu varmış / The head of the traffic department said that at the end of 2010, the number of registered motor vehicles on Bali totaled 1,765,372 of which 1,509,750 (85.5%) were motorcycles.

Adak hazırlayan Bali'li kadın .. İnanışlarına göre hergün tanrılarına çiçek , tütsü , pirinç ve meyvelerden oluşan küçük adaklar hazırlıyor ve bunu tapınaklarının ve evlerinin önlerine koyuyorlar   

Tipik Bali evi - Typical Balinese house

Bali evi ve bahçesindeki tapınağı - Balinese house and private temple  in the garden

Kintamani krater gölü

Kintamani yanardağı krater gölü

Kintamani yanardağı

Neşe ve ben ...

Tropikal meyveler ..Mangosteen - Salak - Rose Apple - Ananas - Pomelo .. harika tatlar ve muhteşem meyveler .. Salak tipik bir Endonezya meyvesi olup , alt sırada en solda plastik kapta duran küçük yuvarlar meyveler .

tropical fruits degustation )))

rice Fields - Pirinç ekimi yapılan taraçalar

Ubud Monkey Forest - Ubud Maymun Ormanları

Ubud Monkey Forest - Ubud Maymun Ormanları

Besakih Temple - Besakih tapınağı

Tanah Lot Temple - Tanah Lot Tapınağı

Tanah Lot Temple - Tanah Lot Tapınağı

Neşe ve Bali yemekleri .. Bence tartışmasız adanın en iyi restaurant ı Bumbu Bali .. Gitmeden önce  mutlaka rezervasyon yaptırın . Ayrıca yemek kursları da organize ediyor ve tipik Bali yemekleri yapmayı öğretiyorlar

Bumbu Bali Restaurant

Bali Elephant Safari Park - Fil Safari Parkı

Parkın yavru fili ..... Baby elephant

Yavru fil annesi ile ..

Fil beslemek kadar keyiflisi yok .. Gözlerini de kocaman açıyorlar ))