7 Mayıs 2014 Çarşamba

Singapore un dev ağaçları üzerinde benzersiz bir gurme deneyimi


Gün geçmiyor ki , Singapore da bir yenilik yapılmasın . Singapore Tourism Board un etkin çalışmaları ve Singapore hükümetinin yabancı yatırımcılarla doğru pazarlıklar yapması , ülkeyi hem ziyaretçiler için hem de yatırımcılar için bir turizm ve atraksiyon merkezine çevirmiş durumda.

Hatırlıyorum da , 1990 lı yılların başlarında Singapore , uzakdoğu turlarında 1 gece konaklama yapılan ve uçağın kalkış saati gece geç saatlerde ise , ikinci gün ne yapacağınızı bilemediğiniz bir şehirdi . Günümüzde ez az 3 gece kanıklanacak ve her dakikanızı dolu dolu yaşayabileceğiniz bir destinasyon haline geldi .

Buradaki bir diğer değişik temalı yenilik de ağaç görüntüsünde üretilmiş olan cam seralar ...



“Gardens by The Bay” (Körfez bahçeleri) adını verdikleri , Singapur’un merkezinde 101 hektarlık ekili yeşil alanı kaplayan ve tepesindeki cam seralarda tropik bitkilerin yetiştiği devasa ağaç görünümlü yapıları içeren bu parklar, Singapur’u daha kontrollü yeşil bir alana kavuşturmak için 2012 yılında hizmete açıldı ve açılması ile birlikte ziyaretçilerin ilgi oldağı oldu .


Bu bahçeler içinde yer alan dev ağaç görünümlü yapılar, ağaçların ekolojik fonksiyonlarını taklit eden çevre teknolojileriyle donatılmış. Nasıl doğadaki ağaçlar fotosentez yapıyorsa, bu yapılar da üzerlerine yerleştirilen fotovoltaik hücreler sayesinde güneş enerjisini emerek, bunu ışıklandırma gereksinimleri için kullanıyorlar. Benzer şekilde, nasıl doğadaki ağaçlar yağmur suyunu kullanarak büyüyorlarsa, bu yapılar da biriktirdikleri yağmur suyunu, üzerlerindeki cam kafeslerde ekili tropik bitkilerin sulaması için kullanıyorlar. Bunlara ek olarak, cam kafeslerin havalandırması yine bu binaların dışardan aldığı ve daha sonra dışarıya bıraktığı hava yöntemiyle yapılıyor.


Ağaç benzeri mimari yapının üzerindeki camdan sera
Jason Atherton
Tüm bu bilgilerden sonra , beni esas ilgilendiren konu ise bu yapıların bazılarının üzerinde  ziyaretçilere benzersiz bir gurme deneyimi sunmak üzere, çeşitli restoranlar açılmış olması . Yerden 25 ile 50 metreyükseklikteki cam seraların içine yerleşmiş olan bu restoranlardan biri de Londra’da Michelin yıldızı bir restoran sahibi Şef Jason Atherton’ın Pollen Restaurant’ı. Ünlü şefin Singapore'da , Chinatown bölgesinde bulunan ünlü tapas barı Esquina dan sonra ikinci mekanı olan Pollen Restaurantda , şef Atherton un Londra daki amiral gemisi Pollen Street Social menüsündeki klasikleşmiş tatları da bulabilirsiniz

Pollen’in bulunduğu ‘Flower Dome’ (Çiçekli kubbe) adlı ağaç benzeri mimarı yapının camdan serası, Akdeniz bitkileriyle çevrili. Yarattığı lezzetlerde, çoğunlukla bu bitkileri kullanan restoranda, Akdeniz mutfağının yoğun etkilerini görmek elbette şaşırtıcı değil.


Pollen Restaurant’ın Girişi
Restoranın övgüyle bahsedilen yemeğinin adı “Scallop Carpaccio”. Kabuklu deniz ürünlerinin, kıtır elma parçacıkları ve özel beyaz wasabi sosuyla beraber sunulduğu bir lezzet bu. Bunun yanında, tatlı olarak da bitter çikolatalı muz öneriliyor. İçinde karamel sos da yer alan bu tatlı, görsel bir şölen de sunuyor aynı zamanda. Yeme de yanında yat derler ya…

Son olarak, restorana gitme fikri şimdiden kafalarında yer etmiş gurmeler için küçük bir öneri: Daha güzel bir manzara için iki katlı olan yerin, üst katını tercih edilmeli.

SCALLOP CARPACCIO @ POLLEN SINGAPORE



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder